Kök Hücreli Saç Ekimi


FUE Saç Ekiminde Ozonize CGF +CD34 Kök Hücre katkısı ;

Kök hücreleri ve konsantre büyüme faktörlerinin saç ekim prosedürlerindeki yeri gün geçtikçe sağlamlaşmaktadır. Çünkü donör alandan alınan saç köklerinin alıcı alana ekilinceye kadar geçen süre saatleri bulmaktadır.Bu esnada köklerin hasar görmemesi için önerilen özel sıvılar bulunmaktadır çünkü ekilecek fideleri sağlam kalması,canlılığını muhafaza etmesi çok önemlidir..Bu durumda kişinin kendi kanından elde edilmiş Ozonize CGF ve CD34 kök hücrelerinden oluşan plazma solusyonu kullanılarak, saç köklerin ekileceği sürede ve ekildiğinde de fizyolojik canlılığı sağlanabilmektedir.

Bu zengin plazmanın bir önemli katkısı da saç köklerinin ekileceği sahanın adeta can suyunu oluşturabilecek özellikte cilt içine verilmesiyle olmaktadır.Özellikle sık ekimlerin yapıldığı alanlarda bu şekilde optimal dolaşımının garantiye alınabilmesi başarının da habercisi olacaktır.

Bu katkılar sayesinde şok dökülmelerin azaldığı ve ekilen köklerin daha kısa sürelerde cilt yüzeyine çıkabilmesini sağlayabildiği görülmektedir.

FUE yöntemi aşağıda da anlatılacağı üzere saç greftlerinin donör sahalarından elde edilişine getirdiği büyük yenilik olarak ortaya çıkmış ve eski FUT tekniğini neredeyse bitirmiştir.

Ancak alınan saç greftlerinin muhafazası, ekim teknikleri (slitli kanal -safirli kanal- kalemle kanalsız- kalemle safir kanallı vb.) ,ekilecek sahanın verimliliği ,donör alanının yeniden saçlanabilmesi gibi konular ise halen üzerinde çalışılan ve gelişmeye açık olan konulardır.Kişinin kendi kanından elde edilen Ozonize CGF +CD34 Kök Hücre konusu benim 2007 yılından bu yana üzerinde çalıştığım özel ilgi alanlarımdan olması sebebiyle saç ekimindek, katkılarını özellikle vurgulamak isterim.

Ekilen saç grefti sayısı marifettir elbette ama asıl marifet bu ekilenlerin ne kadarının sağ kalıp yukarı çıkabildiğindedir. Bu sebeple saç köklerinin canlı kalabilirliğini arttırması açısından bu ilave yöntemin ileride tüm saç ekim prosedürlerine katılması kaçınılmaz olacaktır.

FUE Tekniği   

Saç greftlerinin donör (verici) sahadan (ense,sakal,vücud) bir punch yardımıyla tek tek sökülüp çıkarılması tekniğine verilen isimdir.

Donör sahadan teker teker ve aralıklı şekilde saç greftleri çıkarıldığı için ayrıca herhangi bir kesi-dikiş gerektirmediği için iz ya da skar kalmaz.

Bir önceki yöntem olan FUT tekniğinde ise iki kulak arası donör alandan kesi ile 2 cm genişliğinde uzun bir şerit alınması ve kesinin dikiş gerektirmesi sebebiyle kesi-dikiş,izi, skar izleri de olmaktaydı. FUE tekniği bu problemleri çözdüğü için FUT tekniğinin yerini neredeyse tamamen almıştır.

Dolayısıyla bir Saç Ekimi operasyonunu nedir dersek ; verici alandan saçların bir punch yardımıyla kökünden sökülmesi  (ekstraksiyon) ve yine bunların köküyle birlikte alıcı alana dikilmesi (implantasyon) işlemidir .Bunu gerçekleştirmek için de elbette ara tıbbi prosedürler mevcuttur.

Bu amaçla genetik ömrü uzun olan saç greftleri donör sahadan FUE tekniği ile manuel /mikromotor punch vasıtasıyla itinayla çıkarılır .

Sökülen greftler , FUE den bağımsız olarak ister kanal açarak ya da kanal açmaya gerek bırakmayan kalem tekniğiyle (implanter pen, choi, dhi vb. ) ya da hem kanal hem implanter pen tekniği ile alıcı sahaya itinayla dikilirler.

Saç ekiminin başarılı olması için özenle çıkarılan fidenin (saç grefti ), dikilinceye kadarki sürede hayatta kalması ve dikim işleminde de mekanik/şimik zarar görmeden dikilmesi,dikilecek yuvanın genişiliği-derinliği-yönünün fizyolojik olması ,alanın önceden can suyu ( Ozonize CGF-PRP) ile karşılaşması ve kritik 72 saatin ve sonraki bir haftanın optimal şartlarda geçirilmesi gib her aşamasının tıbbi manada profesyonelce,fizyolojik şartlarla uyumlu planlanması şarttır.

Saç ekimi işleminde Tıbbi fizyolojik şartların sağlanması yanında estetik tıp anlayışıyla birlikte olması icap eder ki ekilen saçlar,sonradan ekildiği belli olmasın ya da da köklerin alındığı donör sahada da yolunmuş kaz görüntüsü oluşmasın.

Hasta beklentisi ile sonucun uyumlu olabilmesi için iyi bir muayene gerekir ve alınabilecek dolayısıyla da ekilebilecek maksimum kök sayısı ile elde edilecek en doğal sonuçlar hastayla paylaşılmalıdır. Alınabilecek maksimum greft sayısı ve seans sayısı kararlaştırılır.Neticede ekilecek saçın kaynağı hastanın kendisidir .Köklerin tekli ikili,üçlü dörtlü olması da önemlidir.

Elde edilecek max greftin ekim işleminde en ideal ve doğal görünüm açısından hastayı yönlendirmek ve birlikte karar vermek önemlidir..Alınacak greft sayısının verici alanda yetersiz olduğu durumlarada sakal bölgesinden veya vücudun başka bölgelerinden yararlanılsa da bunun katkısı 2 bin greft civarında olabilecektir.

Ekim yapılacak bölge ,ön saç çizgisi ve gerekli olan greft sayısı, gereken seans sayısı hekim tarafından belirlenir. Daha sonra saçlı bölge olarak ifade edilen kafanın arka tarafından iki kulak arası bölgeden manuel ya da mikro motor aracılığı ile çok ince punchlar vasıtasıyla saç greftleri (saç kökü ) tek tek çıkartılır. Bu greftler kişiden kişiye değişmekle beraber 1 li, 2 li, 3 lü nadiren 4  lü kıl gruplarını içermektedir. Alınan bu greftler ekim sırasında steril ve fizyolojik ortamda korunurken saçsız bölgeye yine özel usullerle hastanın saç çıkma yönüne uygun olarak ya kanallı ya da kanalsız direkt kalem tekniği ile dikim işlemi tek tek gerçekleştirilir. İşlem sırasında hem verici bölgeye hem de ekim yapılacak bölgeye uygulanan lokal anestezi sayesinde hasta herhangi bir ağrı hissetmez..

Seans süresi açık bölgenin büyüklüğüne göre 6-8 saat arasında sürmektedir. Seans sayısı da yine açıklık bölgesine ve dikim işleminin tekniğine göre belirlenmektedir. Kanallı işlemler 1 günde, Kalem işlemleri ardışık iki günde gerçekleştirilir.

İşlem Sonrası

Ekilen Saçların yıkanması 2-3 gün de hastaya uygulamalı göstererek gerçekleştirilir.Yıkama öncesi yumuşatıcı epitelizan kremlerin sürülmesi ve akabinde hassas şampuanla uygun şekilde yıkanması hastaya mutlaka öğretilmelidir.Dikkat edilmesi gereken durumlar hastayla paylaşılır.

İşlem sonrası donör sahada herhangi bir iz kalmamakta, bölge bir haftaya kadar iyileşmekte , iki haftada tamamen doğal görünüme kavuşabilmektedir.

Yine saç ekilen alıcı bölgede de kanalların özel teknikle ve özenle açılmasından dolayı saç ekiminden sonra saç ekilen bölgede de herhangi bir iz kalmamakta bir haftadan itibaren kabukların düşmesiyle görünüm doğal olmaktadır.

Dr.Yavuz TUNÇ,MD