Doğallık, Güzellikten de Güzeldir

DOĞALLIK

Aslında güzellikten de güzeldir.

Doğallık, bir miktar güzelliğin bir miktar başka bileşenlerle karışmış,harmonize olmuş halidir  .

Mesela öyle ahım şahım güzel / yakışıklı olmayan birinde, baktığımızda gözümüze hoş gelen
ve bizi etkileyen şey aslında işte bu bileşenlerin yarattığı karışımın dengesidir, cazibesidir.

Bu karışımın dengesidir ki güzelliği kuşatır, sarar ve onu hakikileştirir.
Kalkıp bu karışımın dengesini güzellik lehine dahi bozmak ifadeyi bozar ve kişi bir başkasına dönüşür.
Doğal durmayan,sonradan ilave yapıldığı belli,abartılı bir güzelliğin rahatsız ediciliğine tanık oluruz.

Yüz için yaptığımız her ne estetik işlemi olursa olsun,ister botoks,dolgu,askı ipler ister teknolojik estetik uygulamalar,
yüzün ,dişler dahil,kemik,yağ dağılımı,istinat bağları,cildin direnci vs gibi dahil tüm anatomisini,
çoğu kez kafa biçimini,saç şeklini,boyun yapısını , vücud duruşu-postürünü yani Anatomik Bütünlüğünü dikkate alırız .
Bu anatomik bütünlük bizim Altın Oranı baz alacağımız referanstır
ancak anlattığım sebeplerden ötürü doğal sonuçları almak için bu tek başına yeterli değildir.

Aslında doğadaki herşeyde var olan Altın Oranlar elbette güzelliğin estetiğin bir matematik sırrıdır ,
ve dünya sanat tarihi bu sırla yapılmış mimari şaheserlerle doludur .
Ancak  İnsanın yüzü ,yüz İfadesi, yerinde sabit duran , jesti ,mimiği olmayan ,statik ve neredeyse hiç yaşlanmayan, taştan bir heykel, bir bina değildir ki sadece Altın Oranlar ile doğal güzelliği sağlayabilelim .

Bu sebeple bu dengeli karışımı güzelleştirmek adına ” Altın Oranla ”  herşeyi çözmeye çalışmak bence anlamsızdır.
çünkü altın oranların da bir miktar yaşlanması gerekir ki bu dengeli karışımın dengesi ,doğallığı bozulmasın.

Öyleyse her yaşın ayrı bir güzelliği ve ayrı bir Altın Oranı olmalıdır

Bir kişinin karakteri ,mizacı,hayattaki duruşu, edası , jestleri ,mimikleri, karizması,sosyo-kültürel yapısı,çevresi,toplumdaki rolleri,ailesi, statüsü ve en önemlisi makul,yakışan yaşlanma durumu gibi bileşenleri vardır , işte bunları bir denge bileşeni olarak Güzelleştirme Stratejimize katabildiğimiz an estetik işlemlerimizin DOĞALLIĞINDAN bahsedebiliriz.

Bu sebeple İnsan dediğimiz bu en büyük, dinamik, yaşayan ve yaşlanmakta olan esere estetik dokunuşlarımızda
herşeyi Altın Orandan beklememek gerektiğini iddia ettim ve bu sebeple bunu da içine alan bir büyük kavramı tanımlamaya ihtiyaç duydum ;  ALTIN DOĞALLIK 

Çünkü bir insanın güzelliğini geliştirmek demek O’nu sıfır hatıralı, sıfır karakteristik, sıfır karizmatik yapmak değildir..

Dr.Yavuz TUNÇ